Irkçılığa Gericiliğe Bölücülüğe Karşı
Eğitim-İş Çanakkale Şubesi
Anasayfa
ÇİZELGELER DEĞİL BAKIŞ AÇISI DEĞİŞMELİ!

ÇİZELGELER DEĞİL BAKIŞ AÇISI DEĞİŞMELİ!

Eğitim sisteminin popülist söylemlerin oyuncağı haline geldiği, “Ben yaptım oldu”cu anlayışın egemen olduğu, tamamen ideolojik bakış açısıyla kağıt üstünde gerçekleştirilen değişikliklerle çağdaş, bilimsel ve laik eğitimin yok edilmeye çalışıldığı bir süreç yaşamaktayız. 
Milli Eğitim Bakanlığı, şimdi de ortaöğretimde “reform!” diye nitelediği yeni bir modeli hayata geçirmeye hazırlanıyor. 
AKP’nin iktidarda olduğu 17 yıl boyunca eğitim sistemi adeta yamalı bohçaya dönmüş, 7 kez Milli Eğitim Bakanı değişmiş, her gelen bakan reformcu eda ile göreve başlayıp öncekinin tersi uygulamaları reform olarak yutturmaya çalışmıştır. Daha yeni uygulamanın çıktısı ortaya gelmeden başka bir uygulamaya geçilirken, eğitim sisteminde yapılan değişiklik sayısı 15’e ulaşmıştır. 
Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un açıkladığı ve 2020-21 yılında 9. Sınıflardan başlayarak kademeli geçiş yapılması planlanan yeni sisteme göre; ders sayısı azaltılacak, liselere kariyer ofisleri açılacak, 12. Sınıflarda ders saatleri azaltılıp destek çalışmaları yapılacak, bilgi kuramı zorunlu ders olacak, her öğrenci üniversitedeki gibi kendi istediği dersleri seçebilecektir. 
Geçmişte denenmiş ve ülkemizdeki okulların fiziki eşitliği sağlanamadığı için başarısız olmuş kredili sistemin benzeri olan bu sistem, okullar arasında hala var olan eşitsizliği daha da derinleştirecek, eğitimin daha da ticarileşmesinin kapısını ardına kadar açacak görünmektedir. 
Bakan Selçuk’a soruyoruz!
Ders sayısı azaltılırken hangi dersler kaldırılacaktır? 
Hangi derslerin saatleri azaltılacaktır?
Zorunlu dersler hangileri olacaktır? 
Bu değişikliklerle norm kadro fazlası olması beklenen binlerce öğretmen için bir planlamanız var mıdır?
Kariyer ofisleri tüm okullarda açılabilecek midir?
Açılacaksa bu ofislerde kimler görev alacaktır? 
Her ayrıntısının planlanmasına akademisyenlerin ve uluslararası uzmanların da katıldığı ifade edilen bu çalışma tüm paydaşların görüşü, katkısı, eleştirisi alınmadan neden damdan düşercesine açıklanmıştır? 
Sözü edilen akademisyenler ve uluslararası uzmanlar kimlerdir?

Eğitim politikaları konusunda iktidarın ve eğitimden sorumlu kurumların, görevlerini bugüne kadar yerine getiremedikleri maalesef ortadadır. AKP iktidarı döneminde orta öğretim iflas etmiş, devlet liseleri sadece diploma alınan kurumlar haline getirilmiştir. Çünkü 17 yıldır reform diye önümüze konanlar çizelge değişikliğinden ibarettir. Oysa reform, bakış açısında olmalıdır. 
Eğitim kalitesi bakımından aralarında uçurumlar olan okullar yaratılarak, talep olmamasına rağmen mütemadiyen imam hatip okullarının açılması ve  imkanlarla donatılması; sermayenin okullara tam anlamıyla sokulması, zaten adil olmayan eğitim sisteminin son dönemde daha da eşitsiz hale getirilmesi sorunun bakış açısında olduğunu göstermektedir. 
Eğitim sistemimizin temel sorunlarını çözme noktasında politikalar geliştiremeyen eğitimden sorumlu kurumlar, altyapısı hazırlanmadan yapılan değişikliklerle eğitimin mevcut sorunlarını daha da ağırlaştırmaktadır.
Öncelikle yapılması gereken, bilimsel anlayıştan uzak gerici yapıların eğitime uzanan elini kesmek, okulların fiziki şartlarını geliştirmek ve eğitimin esas paydaşlarıyla işbirliği geliştirmek olmalıdır. 
Parasız, bilimsel eğitim anlayışını hakim kılmak için, öğrencilere çok yönlü bilgi ve beceri kazandıracak nitelikli bir eğitim anlayışı benimsenmelidir. Tekrar söylüyoruz: Fırsat ve imkan eşitliğine dayalı, bilimsel ve objektif kriterleri içeren bir modele geçmelidir.
Eğitim-İş olarak, ülkemizin geleceğini oluşturacak yeni kuşakların akıl, bilim ve sanat ortamında barış ve huzur içinde verilen bir eğitim sistemiyle yetiştirilmesi için her türlü katkıyı sunacağımızı; aksi yöndeki her türlü dayatmanın da karşısında olacağımızı kamuoyunun bilgisine sunarız.

EĞİTİM İŞ ŞUBE ÇANAKKALE YÖNETİM KURULU